========================================= Sevgili NURİ PAKDİL dostları,NURİ PAKDİL sizden mektup bekliyor.NURİ PAKDİL'i,ne zaman,nerede,nasıl tanıdınız? O zaman siz ne yapıyordunuz?NURİ PAKDİL ne yapıyordu? Bu sorulara cevap veren mektuplar yazarsanız bilin ki,NURİ PAKDİL çok mutlu olacak,sizi kitapları,mektupları,göğüste KUDÜS gibi taşınan mesajlarıyla ödüllendirecektir. MEKTUP ADRESİ: ============== EDEBİYAT DERGİSİ YAYINLARI P.K.50 06581 BAKANLIKLAR-ANKARA İŞTE ERSİN NAZİF GÜRDOĞAN'IN MEKTUBU: ==================================== SEVGİLİ NURİ PAKDİL AĞABEY Yıllar sonra "EYLEM YAPIYORUM ÖYLEYSE VARIM" diyen,NURİ PAKDİL'e mektup yazmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Ben sizinle ilk defa Ankara'da 1968 yılının Ağustos ayında DPT'nın Su Deposu'nda Amerikan Büyükelçiliği'nin karşısındaki binada karşılaştım. İnsana çoşku ve güven veren bir görünümünüz vardı.FETHİ GEMUHLUOĞLU benim için size bir mektup yazmıştı."NURİ CAN NAZİF GÜRDOĞAN HACI BAYRAM'DAN ERDEM BAYAZIT'A KADAR SİZLERE EMANET"diyordu. Siz aynı gün beni DPT'de çalışan RASİM ÖZDEÖREN,MİLLİ KÜTÜPHANE'de çalışan ERDEM BAYAZIT ve TÜRK OCAĞI'ında çalışan AKİF İNAN ile tanıştırdınız. Tanıyış o tanıyış,o günden buna yana aramızda kopmaz dostluk bağları oluştu. Anadolu Edebiyatı'nın "YEDİ GÜZEL ADAM"ının temelleri o yıllarda atıldı.Siz "YEDİ GÜZEL ADAM'ın NECİP FAZIL,SEZAİ KARAKOÇ gibi,gemileri yakan, düşünce ve eylemi iman için bilen, ağabeyi ve öncüsü oldunuz. Ben,sizin desteğinizle ENİS ÖKSÜZ,ÖMER AKSU,MEHMET ÜNAL ile birlikte DPT'nın Yöneticilerinden oluşan bir jürinin olumlu görüşüyle ,"uzman yardımcısı" olarak göreve başladım.O yıllarda TURGUT ÖZAL DPT Müsteşarı idi. Bizler sizin özendirmeniz ve yönlendirmenizle akademik çalışmalara ve üniversiteye odaklandık.Hepimiz değişik üniversitelerde öğretim üyesi olduk. Düşünce ve eylemi altın oranda harmanlamasını öğrendik. Şimdi geriye dönüp baktığımda,sizi tanımanın hayatımın dönüm noktalarından biri olduğunu görüyorum.Ankara'dan 1970 yılında Londra'ya giderken,beni Esenboğa havaalanından uğurlayışınızı hiç bir zaman unutmadım. Bana İngiltere'ye gidiş armağanı olarak getirdiğiniz MUHAMMED M.PICTALL'ın "GLORIOUS QURAN"ı hala kitaplığımın baş kösesinde duruyor. Ben Manchester'de ilk mektubu ailemden önce sizden aldım.O mektubu İHSAN SEZAL,MİRZAHAN HIZAL,TEYFİK RÜŞTÜ TOPUZOĞLU ve ALİ ÇOBAN ile paylaştım. Sizin gibi Fethi GEMUHLUOĞLU da bize kitaplara giren bir mektup yazmıştı. Mektuplarınız çalışmalarımızın kilometre taşları oldular. Selam,sevgi ve saygılarımla. ERSİN NAZİF GÜRDOĞAN NURİ PAKDİL'İN ÜÇ CİLT HALİNDE KİTAPLAŞAN MEKTUPLARININ HABERİNİ VERMİŞTİM.MEKTUPLAR KISA ZAMANDA NURİ PAKDİL DOSTLARININ YORULMA BİLMEZ GAYRETLERİYLE ÜÇ CİLT OLARAK KİTAPLAŞTI.NURİ PAKDİL DOSTLARININ YAZACAĞI MEKTUPLAR DA YEDİ CİLT OLARAK KİTAPLAŞACAKTIR. Nazif Gürdoğan'ın NURİ PAKDİL'in mektuplarıyla ilgili bir yazısı ================== Yazmak, gizemli bir mıknatıs gibi, çeker yazarı. Kırk sayfa okunmadan, bir sayfa yazılmaz. Güçlü bir yazar, hem konuşurken, hem yazarken, sözü gereğinden fazla uzatmaz.
*
Etkili yazar konuyu dağıtmadan, anlatmak istediğini yalın bir dille anlatır. Onun yazdıklarında, ne bir cümle eksik, ne bir cümle fazladır. Etkili yazarın satır aralarında, büyük boşluklar vardır. Aradaki boşlukları doldurmak okuyucuya kalır.
*
Okumayı yazma, yazmayı okumayla bütünleştiren Nuri Pakdil, sözü edilen yazarların başında gelir. O bir deneme, bir oyun, bir şiir yazma ustası olduğu kadar, bir mektup yazma ustasıdır.
*
Yakınlarına binlerce mektup yazmıştır. Hece Dergisi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Çelik, Pakdil'in mektuplarını topluca yayınlamak için, bir çalışma başlattı. Pakdil'in dostlarından, ellerindeki mektupları kendisine ulaştırmalarını bekliyor.
*
Pakdil'in vurguladığı gibi: 'Yazmak uzun bir yürüyüşe başlamaktır.' İnsanın doğum ile ölüm arasındaki yürüyüşü, düşünceyi eyleme, eylemi düşünceye dönüştüren yazıyla, anlam kazanır.
*
Onun yazdıklarını yaşadığı, yaşadıklarını yazdığı mektupları, düşünce ve eylem dünyasında ayrı bir yer tutar. O yakınlarını eyleme çağırmak, karamsarlık, kötümserlik ve ümitsizlik bulutlarını dağıtmak için, mektup yazar.
*
Pakdil, 'Karşındaki ile konuşuyormuş gibi yaz, o zaman güzel mektup yazarsın' diyen Goethe'nin önerisini, her alanda yazmanın ana kuralı olarak genelleştirir. Pakdil'in bir tür deneme olan mektupları, zengin yazı dünyasının, önemli verimleri arasında yer alır. Pakdil, John Steinback gibi, 'Yetmiş yılda, arkamda pek çok iz bıraktım' diyebilmek için, düşünce dünyasının yol haritası olan, mektuplar yazmıştır.
*
Pakdil, altmışlı yılların sonunda, İngiltere'de bulunduğum sırada, yazdığı bir mektupta, 'Umudu, okumayı, düşünmeyi, eylemi gün gün arttıralım' diyerek, 'Selam, bir hedefe attığımız ilk kurşunun adıdır. Eylemin izdüşümüdür selam. Selamı mişiganlaştıralım. İdeoloji, pergel cetvel kafayla sunulmaz' uyarısında bulunmuştu. 'Asıl bizdedir, teori ve pratik el ele', demeyi de, unutmamıştı.
*
Pakdil, sanatı hayatla, hayatı sanatla bütünleştirerek, hayatını, peygamberlerin bütün insanlığa ulaştırılması gereken ölümsüz mesajını ulaştırmaya adamıştır. Bu yüzden, politikaya hiç ilgi duymamış, Ebu Hanife geleneğini yaşatmakiçin, olağanüstü bir gayret göstermiştir.
*
Pakdil oyunu sürekli sanattan yana kullanmış, toplumları dönüştürecek ateşin politikayla değil, sanatla büyütülebileceğine inanmıştır.
*
Pakdil'in mektupları, bire yedi yüz tane veren, toprağa düşmüş buğday taneleridir.
*
Pakdil Cezayir'e vurgundur, Fransa'ya karşı Cezayir'i savunur,Cezayir'i göğsünde kurşun gibi taşır.
*
Cezayir haksızlığa başkaldırmanın simgesidir.
*
Cezayirlilerin gördüğünü kimse görmedi.
*
Cezayir'de kimse Cezayirli gibi ölmedi.