Girişmcinin gözünün uzakları görmesi,elinin tuttuğunu koparması için, kapsamlı bir maddiyat eğitimi yanında derin bir maneviyat eğitimine de ihtiyacı vardır.Girişimciler maddiyat eğitimlerine dayanarak aldıkları kararları,maneviyat eğitimlerinden yararlanarak uygularlar.İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yerle bir olan Japonya'nın üretim gücü Türkiye'nin üretim gücünün çok gerisindeydi.Savaştan sonra Japonya'nın küllerinden yeniden doğmasında Japon toplumuna verilen maneviyat eğitimini çok büyük payı vardır.Japonlar Amerika ile üretimde doğru,tüketimde ters uzun soluklu bir yarışa girdiler.Türkiye ise Batılılaşma adına Avrupa ile tüketimde doğru üretimde ters orantılı bir yarışa girdi.Batılıların üretim kalıplarını değil,tüketim kalıplarını benimsedi.Kıyafeti,yazıyı,başkenti değiştirmek Türkiye'yi Fransızlara benzetti,ancak Fransa'nın ekonomik gücüne ulaştırmadı.Türkiye "bir lokma bir hırka" üretti,"bin lokma bin hırka" tüketti.Japonya ise,"bir lokma bir hırka" tüketti,buna karşılık "bin lokma bin hırka"üretti.Şimdi biri dünyanın üçüncü,biri de yirminci ekonomisidir. Tarihin her maddiyat eğitimi kadar maneviyat eğitimi de önemli olmuştur. Anadolu insanı Sinan gibi üretmez,Yunus gibi yaşamasını başaramazsa küme düşmeye devam eder.