HAYATIN HER ALANINDA İKİ YILI BİRBİRİNE EŞİT OLAN ZARARDADIR
Dünyanın gelen yılı, geçen yılından daha iyi olmalıdır.Dünyada her kurum, her kuruluş, her insan iyi, daha iyi ve en iyi olmak için, birbirleriyle yarışmalıdır. Kurumlar, kuruluşlar ve kişiler, kendileriyle daha iyi olmak için yarışmazlarsa, bulundukları yerde iyi olarak kalamazlar. Dünyanın neresinde olursa olsun,bütün ülkelerde hayatın her alanında, birbirleriyle iyilikleri özendirmede,kötülükleri önlemede, yarışma olmazsa,hayatın hiçbir alanında, göze görünür, dişe dokunur, gelişme olmaz.
*
Değişim rüzgarlarının bütün ülkeleri, altüst ettiği bir dönemde, Türkiye''deki her kurum, her kuruluş, değişime direnmeyi bir kenara bırakıp, değişimden yararlanmanın yollarını ve yöntemlerini bulmalıdır. Türkiye değişime karşı koyarak değil, değişimi yöneterek, gelişmesini öğrenmek zorundadır. Dünyanın her yerinde ülkeleri, güçlü yönetimlerden daha çok güçlü kurumları ve güçlü kuruluşlar değiştirir. Kurumsallaşan kurumların ve kuruluşların gücü, küresel hukuk ilkelerine ve küresel etik kurallarına, soruna kadar bağlı kalmalarından kaynaklanır.
*
Türkiye''nin üzerinde, karabulutlar gibi dolaşan, yerel ve küresel sorunların, üstesinden gelebilmesi için, yıldan yıla ürün, hizmet ve bilgi üretme gücüne, yeni boyutlar kazandırarak, küresel pazarlara açılması gerekir. İthalatçı Türkiye''yi, ihracatçı Türkiye''ye dönüştürecek, kurumsallaşmış kurumların ve kuruluşların sayısını, her yıl belirli bir hızda çoğaltmadan, Türkiye''nin dünya politikasındaki ağırlığını artırmak mümkün değildir. İnsanlar, kurumlar, kuruluşlar ve ülkeler ürettikleri ürünleriyle,hizmetleriyle,bilgileriyle değerlendirilirler.Ülkelerin güçleri ürettikleri ürünlerden,verdikleri hizmetlerden ve geliştirdikleri bilgilerden kaynaklanır.
*
Ülkeler dünya politikasında, üretim güçlerinin büyüklüğüyle, doğru orantılı olarak, güç ve ağırlık kazanırlar. Dünyanın hiçbir yerinde, ''el açan'' ülkelerin saygınlığı olmaz. Tarih boyunca açıkça görüldüğü gibi ''veren eller'', her zaman ''alan eller''den daha üstündür, daha güçlüdür ve daha etkilidir. Gelecek yıllar, ''el açan'' ülkelerin değil, ''el açılan'' ülkelerin yıllarıdır. Nasıl dağ etekleriyle birlikte büyürse, Türkiye de kurum ve kuruluşlarıyla birlikte büyüyecektir.
*
Türkiye derin bir kültüre, güçlü bir ekonomiye ve etkili bir yönetime, gelen yıllarını, geçen yıllarından daha başarılı kılmasını bilenlerle kavuşacaktır. Bütün kurum ve kuruluşlar, iki başlı ''Selçuk kartalı'' gibi, bir başlarıyla geçmiş yıla, bir başlarıyla da gelecek yıla bakarak, bütün güçleriyle içinde bulundukları yıla odaklanmalıdırlar. Yeni yılda her kurum ve her kuruluş, nerede durduğunu, nereye, nasıl gitmek istediğini, iyi düşünmek ve iyi planlamak zorundadır.Kurumlarda,kuruluşlarda geçen yıl araştırılır,gelen yıl değerlendirilir,gelecek yıl planlanır.
*
Kurumlarda ve kuruluşlarda, plandan önce planlama önemlidir. Geleceklerini planlamayan kurumlar ve kuruluşlar, geçmişlerinde kalırlar. Planlarla kurumlar ve kuruluşlar, geçmişlerinden yola çıkarak, geleceklerine bakarlar. Ülkelerin geçmişlerinde gelecekleri, geleceklerinde geçmişleri vardır. Geçmişle gelecek arasındaki uyum ve düzeni, değişmeden, gelişmesini bilenler sağlarlar.
*
Uzun vadeli planlar, kurumları ve kuruluşları, ülkeleriyle birlikte geleceğe taşıyan yürüyen merdivenlerdir.
*
Atların sahiplerine göre koştukları gibi, kurum ve kuruluşlar da gelecek planlarına göre büyürler.
*
Planlar ülkelerin,kurumların,kuruluşların,kişilerin gündüz gördükleri rüyalarıdır.
*
Ülkelerin gelecekleri gece ve gündüz gördükleri rüyalarla kazanılır.
*
Rüyaları olmayan toplumların gelecekleri de olmaz.
*
Gerçekleşmeyecek rüyalar görülmezler.
*
Rüyalar geleceğin yol haritalarıdır.